"Ani ölümlerin yüzde 50'si kalp ritim bozukluğuna bağlı"

İçerik Tarihi: Cts, 23/05/2026 - 16:47
Haber No: 7712
Ventriküler taşikardi tedavisinde hayat kurtaran yöntem: Ablasyon

İSTANBUL (İHA) - Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, ani ölümlerin neredeyse yüzde 50'sinin kalp ritim bozukluklarına bağlı olduğunu belirtirken, ablasyon yöntemi ile ventriküler taşikardi tedavisinde başarılı sonuçlar aldıklarını belirtti.
Kalp hastalıkları arasında en ciddi ve ölümcül ritim bozuklukları arasında yer alan ventriküler taşikardi tedavisinde farklı yöntemler uygulanabiliyor. Beykent Üniversite Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, ventriküler taşikardi tedavisinde tedaviye hızlı başlanmasının ve ablasyon yönteminin önemini vurguladı.

Özellikle kalp rahatsızlığı olanlarda görülebiliyor
Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, "Ventriküler taşikardi tedavi edilmediğinde hastanın hayatını kaybettiği, acil müdahale edilmesi ve doğru karar verilmesi gereken bir hastalık. Kalbin karıncık dediğimiz bölgelerinden kaynaklanır. Birçok nedene bağlı olabilir. Gençlerde nadiren görebildiğimiz, özellikle daha önce kalp ameliyatı geçirmiş, kalp krizi geçirmiş ya da kalp yetmezliği olan hastalarda gördüğümüz ciddi bir ritim bozukluğudur" dedi.
"İlk meydana geldiğinde de hastanın hayatını kaybetmesine neden olabilir" diyen Gökdeniz, "Toplumda da bunu duyuyoruz: Daha önce bypass olmuştu, kalp krizi geçirmişti, bir anda hayatını kaybetti gibi. Bu tür ölümlerin tahminen neredeyse yüzde 50-60'ı bu tür ritim bozukluklarına bağlı olarak günlük hayatın içindeyken meydana geliyor. Ritim bozukluğu çok kısa sürede hastanın şuurunu ve bütün hayati fonksiyonlarını yok edebilir" diye konuştu.

Kalp hastalığı olmayanlarda iyi huylu olabiliyor
Ventriküler taşikardinin kalp hastalığı olmayan kişilerde de nadiren görülebildiğini belirten Gökdeniz, hastaların büyük bir kısmında iyi huylu olduğunu, ölüme yol açmadığını belirtti.
Ventriküler taşikardinin tedavisinde ilaç tedavisi, pil tedavisi ve ablasyon tedavisi uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Tayyar Gökdeniz, "Önceki yıllarda ana tedavi ilaç tedavisiydi. Ama modern tıptaki gelişmeler, özellikle ritim bozukluklarının mekanizmalarının anlaşılması, teknolojinin bize sağladığı avantajlarla birlikte bu ritim bozukluklarının artık ablasyon dediğimiz tedavilerle giderek yok edilmesini sağlıyoruz" dedi.

Kasıktan girilerek kalbin içi dolaşılıyor
Gökdeniz, "Ablasyon tedavisi, kasıktan girilerek yapılan özellikli bir işlem. Bazen 3-5 saat, belki de daha uzun sürebilen, kalbin içinde 3 boyutlu sistemlerle saatlerce dolaştığımız, buradan gelen sinyalleri sürekli yorumladığımız, bu sinyallerle aritmi ritim bozukluğunun odağının neresi olacağını tespit ya da tahmin edip radyo frekans veya çeşitli enerji kaynaklarını kullanarak yok ettiğimiz tedavi yöntemi. Sofistike bir yöntem. Her yerde uygulanamaz. Bu konuda tecrübesi olan, alt yapısı olan yerlerde ve hekimlerle yapılması gereken bir tedavi yöntemidir" diyerek ablasyon yöntemini anlattı.

"Tedavi edilse bile başka odaklardan ventriküler taşikardi görebiliyoruz"
"Pili olan bir hastada her pil şoklaması hastanın hayatını kurtarırken hastanın ömründen çalıyor. Bu sebeple ablasyon tedavisi, hekimlerin bu konuda tecrübelerinin artması ve teknolojinin de bunu kolaylaştırmasıyla birlikte daha da ön plana çıkmaya başladı" diyen Gökdeniz, bu ritim bozukluğunun tamamen durdurulmasının mümkün olmadığını belirterek, "Amaç en azından o anki durumu, aktif odağı ya da aktif bölgeyi susturabilmek. Bu hedefe yönelik yapıldığında başarılı bir tedavi. Ancak daha sonra başka başka odaklardan yeni ventriküler taşikardi görebiliyoruz. Aralıklı örümcek ağının bir kolunu kapatıyoruz sonraki yıllarda başka odaklarında yeniden oluyor ve yeniden ablasyon uygulayabiliyoruz" ifadelerini kullandı.
Gökdeniz, kalp ritim bozukluklarına dair toplumda farkındalığın artması gerektiğini vurgulayarak sözlerini sonlandırdı.

İlgili Haberler | Anagazete

16 Haz 2026 - 13:53
Yaz sıcaklarının yalnızca tatil keyfini değil, enfeksiyon riskini de artırdığını belirten uzmanlar, sıcak ve nemli havaların bakterilerin hızla çoğalmasına neden olduğunu söyledi.
15 Haz 2026 - 17:29
Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, kontrolsüz güneş maruziyetinin cilt kanseri riskini artırdığına dikkat çekerek, özellikle 10.00-16.00 saatleri arasında güneşe çıkılmaması ve güneş koruyucunun günlük rutinin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
15 Haz 2026 - 12:02
"Ameliyat edilemez" denilen hastalara umut oldu
15 Haz 2026 - 11:58
Toplu sünnetler enfeksiyon ve kanama riskini artırıyor''
14 Haz 2026 - 22:57
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte serinletici gıda ve içecek tüketimi artarken, özellikle çocuklarda milkshake, gazlı içecekler, bubble tea ve hazır meyve suları gibi şekerli kaçamaklara olan yönelim dikkat çekiyor. Uzmanlar, sık atıştırmalık ve şekerli içecek tüketiminin diş minesini zayıflattığını ve çürük aktivitesini artırdığını belirtiyor.
14 Haz 2026 - 22:56
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, sağlıklı kemik yapısı için Süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, mercimek, su ürünleri, tavuk, turunçgiller, kivi, incir, çilek, domates, karnabahar, biber, zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çay, kırmızı et, yumurta, muz gibi ürünlerin tüketilmesini önerdi.
13 Haz 2026 - 00:14
Kene ve böcek ısırıklarında yapılması gerekenler