Bakan Tekin: "AK Parti Türkiye'de insan haklarını, yasaksız bir Türkiye'yi politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir"

İçerik Tarihi: Cts, 04/04/2026 - 15:16
Haber No: 5715
Bakan Tekin: "AK Parti Türkiye'de insan haklarını, yasaksız bir Türkiye'yi politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir"

İSTANBUL (İHA) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Adalet ve Kalkınma Partisi ve Sayın Cumhurbaşkanımız bu yola çıkarken Türkiye'de demokrasiyi, insan haklarını, yasaksız bir Türkiye'yi bütün politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir. Bu anlamda süreç içerisinde çok farklı konularla ilgili çok sayıda adımlar atıldı" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Anadolu İrfanı Değerleri Kahvaltı Buluşmaları" programında sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ile bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni yazarken, kurgularken 2014'ten itibaren 1. Maarif Kongresi'nde Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği 'Milli seciyeyi esas alan bize ait bir eğitim politikası inşa etmek zorundayız' kurgusundan hareketle hem müfredatı hem de toplumsal yaşantımızdaki her olayı her anı bu anlamda değerlendirmeye özen gösterdik. Dünyada toplumsal yaşantılar teknolojik değişiklikler, siyasal mefhumalar, ideolojik tanımlamalar çok sık bir şekilde değişiyor. Her değişen mefhumanın kendi konjonktürel döneminde hem meşrulaştırmak için ya da politika uygulayıcıların kendi siyasal iktidarlarını devam ettirebilmek için ihtiyaç duydukları, bazen oluşturdukları, bazen devam ettirdikleri çatışma kültürünün konjonktürel olduğunu görmemiz ve bu çatışma kültürünün toplumda oluşturduğu ayrışmayı ortadan kaldıracak adımlar atmak gerektiğini her ortamda ifade ettik" dedi.

"Ayrıştıran politikalar toplumda hem ciddi bir enerji israfına, emek israfına sebebiyet veriyor"
Bakan Tekin, ayrıştırıcı ve ötekileştirici politikaların toplumda ciddi bir emek israfına yol açtığını dile getirerek, "Bir imparatorluk geleneğine sahip, bütün dünyada karikatürize edilmiş ifadeyle 'yetmiş iki buçuk milletin' bir arada barış içerisinde yaşadığı, herhangi bir milletin diğer millete karşı ayrıştırıcı, ötekileştirici herhangi bir hususun içerisine girmediği bir toplumsal tarihimiz vardır. Bilhassa 19. yüzyılda bütün dünyada imparatorluklar sona ererken, imparatorlukların sona erdiği yere kurulacak modern ulus devletlerin en çok arzu ettikleri şey bir ulus tanımı oluşturmak ve bu ulus tanımında diğer unsurları ötekileştirerek ya da tek tipleştirerek bir mefhuma girmek. 19. yüzyılda dünyanın tamamındaki imparatorluklarda bu çaba vardı. Fakat bugün geldiğimiz noktada tek tipleştiren, ötekileştiren ve ayrıştıran politikalar toplumda hem ciddi bir enerji ve emek israfına sebebiyet veriyor, hem de toplumun bazı kesimlerini sürecin dışında tutacak, onları ayrıştıracak bir çatışma kültürünün devamı haline getiriyor. Türkiye'de bilhassa 1990'lı yıllarda bunun sonuçlarını çok bariz şekilde gördük. Etnik ya da dini sebeplerle toplumda ayrışmanın varlığından, çatışmanın varlığından siyasal ya da ekonomik çıkar elde eden kitleler bu çatışmayı körükleyen, bu çatışmayı devam ettirmeye çalışan politikalar takip ettiler, edildi" diye konuştu.

"Dini referanslarla yasaksız bir Türkiye'yi inşa etmek Sayın Cumhurbaşkanımızın 2001 yılından itibaren uyguladığı bir politika"
Alevi-Sünni, Türk-Kürt şeklinde bir çatışma kültürünün kendi siyasal ve ekonomik çıkarlarını devam ettirmek arzusundaki kişiler tarafından körüklendiğini belirten Bakan Tekin, şunları söyledi:
"2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi kurulurken Sayın Cumhurbaşkanımızın sıklıkla dile getirdiği konulardan bir tanesi de bu. Türkiye'de toplumsal barışı zedeleyen, toplumsal barışın ortaya çıkmasını engelleyen ve belli siyasal grupların kendi siyasi iktidarları için toplumun içerisine ektikleri nifak tohumlarının temizlendiği, tedavi edildiği bir Türkiye'yi; yasaksız hem etnisite anlamında hem de dini referanslarla yasaksız bir Türkiye'yi inşa etmek Sayın Cumhurbaşkanımızın 2001 yılından itibaren uyguladığı bir politika. 1990'lı yılların Türkiye'sini hatırlayın lütfen. Her gün bir terörize olayın haberi, içimizi burkan, bizleri huzursuz eden şehit haberlerinin geldiği bir ortam. Bunları ortadan kaldırmak için polisiye tedbirlerin dışında hiçbir tedbirin düşünülmediği bir Türkiye, bundan dolayı da OHAL diye bilinen bir uygulamanın olduğu bir Türkiye vardı. 2000'li yıllara girerken Türkiye'de OHAL'in kaldırılmasını tartışmak hiç kimsenin cesaret edemediği bir konuydu. 3 Kasım 2002 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldikten sonra kasım ayının sonunda, yani 2002 yılı Kasım ayı sonunda ilk yaptığı şey OHAL uygulamasını kaldırmak oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi yola çıkarken, Sayın Cumhurbaşkanımız bu yola çıkarken Türkiye'de demokrasiyi, insan haklarını, yasaksız bir Türkiye'yi bütün politik uygulamalarının odağına yerleştirmiş ve ona göre hareket etmiştir. Bu anlamda süreç içerisinde çok sayıda adım atıldı çok farklı konularla ilgili. Türkiye'deki azınlık vakıflarının gayrimenkullerinin iade edilmesinden tutun, en son geldiğimiz terörsüz Türkiye sürecine kadar."
Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın Cumhuriyet tarihindeki en önemli devrimlerden bir tanesi olduğuna dikkat çeken Bakan Tekin, "Bu tek başına değerlendirildiğinde belki çok anlamlı bir okuma yapamayabiliriz. O yüzden 2002'den itibaren bu anlamda atılan demokrasi, insan hakları perspektifinden atılan adımların hepsiyle beraber düşünüp geldiğimiz noktayı ona göre analiz etmemiz gerekir. Terörsüz Türkiye bu açıdan çok güzel bir örnektir. 2002'den itibaren belirli bir program dahilinde atılan adımlar sayesinde, Kürtçe konuştuğu için Türkiye'nin en popüler sanatçılarından bir tanesinin sosyete ortamlarında linç edildiği bir Türkiye'den resmi devlet okullarında Kürtçe derslerinin verildiği, resmi televizyon kanallarında Kürtçe konuşulduğu bir Türkiye'ye geldik. Bunlar süreç içerisinde atılan önemli adımlar" ifadelerini kullandı.
Bakanlığı döneminde atılan adımlara da değinen Tekin, "2023 yılında bakan olarak göreve başladıktan sonra da bu konuda hükümetimizin bu politikasını devam ettirecek Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim görev alanımıza giren konularda politika önerileri seti oluşturabilecek bir dizi etkinliği hep beraber, bu salondaki arkadaşlarla hep beraber yaptık. Onlarca toplantı yaptık, yol haritaları oluşturduk. Ben bu süreçte yaptığımız çalıştaylara, etkinliklere, programlara, raporların yazılmasına katkı veren dernek, vakıf, konfederasyon, federasyon başkanlarına, dedelerimize hassaten teşekkür ediyorum. Şu an geldiğimiz noktada bu devrimi devam ettirecek ikincil adımları nasıl atabiliriz, neler yapabiliriz sorusunu artık daha kararlı bir biçimde sorduğumuz bir dönemdeyiz. Geçtiğimiz hafta AK Parti'den iki genel başkan yardımcısıyla yine bu konuyu değerlendirdik ve bir yol haritası oluşturduk. Bu yol haritasını da inşallah daha sonraki adımlarımızla daha sağlıklı bir zemine oturtup, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin açtığı bu devrim niteliğindeki yolu, onların hedeflediği şekilde nihayete erdirecek adımları hep beraber atarız inşallah" şeklinde konuştu.
Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Alevi Kültür Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Alevi Vakıflar Federasyonları Genel Başkan Yardımcısı Bektaş Avcı ve çok sayıda STK temsilcisi katıldı.

İlgili Haberler | Anagazete

1 Kas 2026 - 12:07
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı eğitim çalıştayı düzenledi: Sonuçlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacak
1 Kas 2026 - 11:59
Edirne’de çifte vatandaşlar oylarını kullandı
31 Eki 2026 - 23:00
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Patrik Bartholomeos ile bir araya geldi
31 Eki 2026 - 22:54
İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Yıldırım Belediyesi’ndeki personel alımları, vatandaşların randevu taleplerinin karşılanmadığı iddiası, belediye yönetimindeki yetki tartışmaları ve etkinlik harcamaları üzerinden Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a yönelik eleştirilerde bulundu. Seyis, özellikle belediyeye alınan bazı personellerin Yıldırım dışında, ağırlıklı olarak Osmangazi ve Nilüfer’de ikamet ettiği yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
31 Eki 2026 - 22:49
31 Ekim 2026 Haber Erdal Orhan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa’nın ticari ve ekonomik hayatına yön veren kurumlarla iş birliğinin önemine dikkat çekti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Bursa Ticaret Borsası yönetimlerine gerçekleştirilen ziyarette, kentin ekonomik geleceği, iş dünyasının beklentileri ve kurumlar arası dayanışma ele alındı.
31 Eki 2026 - 21:34
31.10.2026 Haber Erdal Orhan Saadet Partisi Bursa İl Divan Toplantısı, İl Başkanı Hamza Gürsel'in açılış konuşmasıyla gerçekleştirildi. Bursa teşkilatının yoğun katılım gösterdiği toplantıda hem kentin hem de ülkenin gündemindeki sorunlar masaya yatırıldı. Fon tartışmalarından ekonomik krize, Erbakan'ın mirasından Cumhuriyet'in anlamına kadar birçok başlıkta mesajların verildiği toplantıda, Bursa'nın topraklarının betonlaşmadan korunması vurgusu dikkat çekti.
31 Eki 2026 - 21:30
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti soylu bir itirazın partisidir. Anahtar Parti, memlekette ‘Bu memleketin hâli nedir? İkinci yüzyıl diye andığınız Cumhuriyet’in karnesinin bu hâli nedir?’ diyen bir itirazın partisidir. Biz soylu bir itirazın partisiyiz, itirazla kurulduk, ‘Razı değiliz’ diyerek kurulduk! Bu memlekette ‘Kime oy verelim?’ kaygısının şimdilerde milletin ufkunda beliren yegâne adresiyiz. Türk milletine sesleniyorum: Artık çaresiz değilsiniz, Anahtar Parti var, biz varız!” diye konuştu. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin 2. kuruluş yıl dönümü programında konuştu. Genel Başkan Yardımcıları, Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, Kurucular Kurulu Üyeleri, İl Başkanları, Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve teşkilat mensuplarının da katıldığı programda partisinin 2 yıllık yolculuğunu, gelecek hedeflerini ve gündemi değerlendiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: