Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz"

İçerik Tarihi: Ça, 04/03/2026 - 08:15
Haber No: 4392
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Belirsizliğin, gerilimin, çatışmanın ve hukuksuzluğun norm haline geldiği böyle hassas bir konjonktürde Türkiye’nin tavrı bellidir.

Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Biz tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz. Tam tersine Türkiye olarak sulhu sükunun tarafındayız" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen iftar programında milletvekilleriyle bir araya geldi. Ramazan ayını tebrik ederek konuşmasına başlayan Erdoğan, Meclis’in tarihi rolüne ve küresel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Konuşmasında TBMM’nin ikinci kez "gazi" unvanı aldığına vurgu yapan Erdoğan, 23 Nisan 1920’den bu yana millete hizmet eden tüm milletvekillerini şükranla andı. Milli Mücadele dönemine atıfta bulunan Erdoğan, İstiklal Harbi’nin Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün "Ya istiklal ya ölüm" sözünü hatırlatarak, bağımsızlık ruhunun önemine dikkat çekti. "Bu vatan ölmez. Ölmesi farz-ı muhaldir" diyen Erdoğan, "Türkiye, Türkiye’den büyüktür" sözünün hamasi bir söylem değil, milletin inancının ve iradesinin tescili olduğunu söyledi.

"Yıllardır bize hukuktan, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bugün bu değerleri yok sayıyor"

Dünyanın tamamının sıkıntılı bir süreçten geçtiğini ve uluslararası kurumların etkisizleştiğini ve küresel adaletsizliğin derinleştiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin mensupları olarak sizler de çok iyi biliyorsunuz ki sadece bölgemiz değil, sadece içinde bulunduğumuz coğrafya değil, topyekun dünya kritik dönemlerden geçiyor. Uluslararası kurum ve kuruluşların etkisizleştiği, güç dengesinin giderek bozulduğu, uluslararası anlaşmaların yamalı bohçaya döndüğü, uluslararası hukukun büyük ölçüde rafa kaldırıldığı, geleneksel diplomasi anlayışının terk edildiği bir eksen kaymasını küresel düzeyde hep beraber tecrübe ediyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi tabiri caizse çatır çatır diyor, temelinden sarsılıyor. Dünya en küçük kıvılcımda tutuşacak derecede ısınıyor, ısıtılıyor. Küresel adaletsizlik gittikçe daha da derinleşiyor, kronikleşiyor. Eski düzen yıkılırken yerine neyin konacağı henüz tam olarak bilinmiyor. Dünyamız hızla kaba kuvvetin ve güçlünün hukukunun işletildiği kaotik bir döneme doğru sürükleniyor. Komşumuz İran’a yönelik saldırılarla başlayan süreç, bu vesileyle bunlara bir kez daha şahitlik ediyoruz. Birleşmiş Milletler sisteminin sembolize ettiği çok taraflılık, egemen eşitlik, anlaşmazlıkların diplomasiyle çözümü gibi prensipler, bizzat bu sistemin kurucuları tarafından acıkınca yenilen putlara dönüştürülmüş durumda. Yıllardır bize hukuktan, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bugün bu değerleri yok sayıyor, çiğnemekte hiçbir beis görmüyorlar."

"Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz"

Yaşanan kaoslarda Türkiye’nin tarafının net olduğunun altını çizen Erdoğan, "Belirsizliğin, gerilimin, çatışmanın ve hukuksuzluğun norm haline geldiği böyle hassas bir konjonktürde Türkiye’nin tavrı bellidir. Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Biz kardeşlerimiz ve komşularımızın huzurunu bozan hadiselerde tarafsız değiliz. Biz tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz. Tam tersine Türkiye olarak sulhü sükunun tarafındayız. Huzurun ve istikrarın tarafındayız. Dayanışmanın ve iş birliğinin tarafındayız. Evrensel değerlerin, adaletin ve kalkınmanın tarafındayız. Sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesinin tarafındayız. Çatışma yerine müzakerenin, savaş yerine barışın tarafındayız. Öldürmenin, katletmenin, haydutluğun, soykırımın ve soykırımcıların değil hakkın, hakikatin, nerede olursa olsun insanı yaşatmanın tarafındayız. Mazlumların gözyaşını dindirmenin, zulmü engellemenin tarafındayız. İnşallah bu çizgimizi, bu duruşumuzu her daim koruyacağız. Nasıl bugünlere oyunları bozarak geldiysek, nasıl bize demokrasi ve insan hakları dersi verenler susarken zulmün olduğu her yerde cesaretle hakkı haykırdıysak, nasıl zalimlere hiçbir zaman boyun eğmediysek, Allah’ın izni, aziz milletimizin güçlü desteğiyle adaletsizlikler karşısında dik durmaya devam edeceğiz. Basiretli düşünmeye, soğukkanlı olmaya, sağduyulu davranmaya devam edeceğiz. Bilhassa yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin dahi kılına zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı fakat haksızlıklar ve haydutluklar karşısında da bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi misyonunu başarıyla yerine getirmiştir"

Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’nin Türkiye Yüzyılı’na hazırlandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın fırtınalı sularda seyrettiği günümüzde altyapımızı, ekonomimizi, diplomasimizi, ordumuzu ve savunma sanayimizi güçlendirerek, milli birliğimizi tahkim ederek hep beraber Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyoruz. Burada şunu önemli ifade etmek istiyorum; Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun köşe taşlarından biri terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefiyle yürüttüğümüz çalışmalardır. Bakınız bundan 94 yıl önce yine bu yüce çatı altında Gazi Paşa’nın dile getirdiği şu önemli tespitler geçerliliğini aynen muhafaza etmektedir: ‘Büyük milli dertler şimdiye kadar ancak Büyük Millet Meclisi’nde şifa buldu. Atiyen de yalnız orada kati tedbirlerini bulabilecektir.’ Evet 23 Nisan 1920’den bugüne Meclisimiz milli dertlere milli reçeteler yazma konusunda maharetini farklı vesilelerle göstermiştir. Bu Gazi Meclis ne kadar komplike olursa olsun, ülkenin ve milletin canını yakan her türlü soruna çözüm üretecek kapasiteye, dirayete ve demokratik olgunluğa hamdolsun bugün de ziyadesiyle sahiptir. 5 Ağustos’ta Meclisimiz bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi misyonunu başarıyla yerine getirmiştir. Komisyon siyasi parti gruplarının mutabakatıyla nihai raporunu kabul etmiş, böylece sürece olan inancı güçlendirmiş, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine giden yolda ufuk açıcı bir rol üstlenmiştir. Başta Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş olmak üzere komisyonda görev alan tüm milletvekillerine kalpten teşekkür ediyorum. Partimizi ve ittifakımızı komisyonda büyük bir başarıyla temsil eden arkadaşlarımızı ayrıca tebrik ediyorum. Gazi Meclisimizin nihai raporda vücut, anlam bulan uzlaşı ruhuna sahip çıkarak, önümüzdeki dönemde ülkemizi bu sorundan tamamen kurtarmak için gerekli öz güveni, cesareti ve iradeyi göstereceğine inanıyorum" diye konuştu.

"Doğru bildiğimiz yolda emin, kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz"

Türkiye’nin terör sorunundan kurtulması gerektiğini ve bu süreci baltalamak isteyenlerin olacağını belirten Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki dün olduğu gibi yarın da bu süreci hazmedemeyenler, Türkiye’yi girdiği bu yoldan geri döndürmek isteyenler, bu hayırlı süreci var güçleriyle engellemeye çalışanlar olacaktır. Biz bunlara aldırmayacağız. Doğru bildiğimiz yolda emin, kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz. Bu fırsatı, bu imkanı heba etmeyecek, heba edilmesine izin vermeyeceğiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Meclisteki diğer siyasi partilerimizin de müspet katkılarıyla sürecin menziline varması için sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz. Yaklaşık yarım asırdır milletimizin ayağına bağ olan, on binlerce vatandaşımızın canını yakan, nice annenin yüreğine ateşler düşüren, ülkemize ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten Türkiye’yi inşallah kurtaracağız. Bunu da kardeşlik hukuku içinde, vatandaşlık hukuku içinde, şehitlerimizin ruhlarını muazzep etmeden, gazilerimizi ve şehit yakınlarımızı müteessir etmeden meşru ve makul bir zeminde gerçekleştireceğiz. Aynı hassasiyeti, aynı özgüvenli ve yapıcı yaklaşımı bu çatı altındaki her bir milletvekilinden, tüm siyasi partilerden beklediğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum. İnşallah Türkiye bu meseleyi kalıcı olarak geride bıraktığında çok farklı bir atmosfer yakalayacak, kabına sığmayacak, ağır yüklerinden kurtulmuş bir şekilde aydınlık yarınlarına doğru koşar adım gidecektir" dedi.

İlgili Haberler | Anagazete

16 Eyl 2026 - 22:45
CHP MYK toplantısı sonrası konuşan Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, eğitimden akaryakıt zamlarına, enflasyondan tarım politikalarına kadar birçok başlıkta hükümeti eleştirdi. Kongrelerimizin ve kurultayımızın her türlü hukuki tartışmadan uzak, açık, net ve şeffaf biçimde gerçekleştirilmesi için Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusunu geri çektiklerini açıklayan Sarı, "Kongrelerimizi ve kurultayımızı hukuka uygun biçimde gerçekleştirmek için önümüzde artık bir engel bulunmuyor" dedi.
16 Eyl 2026 - 16:55
CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, eğitim-öğretim yılı başlarken çocuk işçiliğine dikkat çekerek, “Devletin görevi çocukları işgücüne katmak değil, eğitim hakkını güvence altına almaktır” dedi.
15 Eyl 2026 - 23:35
"Her vatandaşımızın, her alanda daha güçlü olduğu bir Türkiye'yi kurarak yolumuza devam edeceğiz"
15 Eyl 2026 - 23:33
AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “önümüzdeki seçimler” ifadesinin erken seçim sinyali olmadığını söyledi.
15 Eyl 2026 - 17:29
Ticaret Bakanı Bolat: "Dünya ekonomisi COVID'in patladığı 2020 başından bu yana zor bir dönemden geçiyor"
14 Eyl 2026 - 20:27
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk gününde düzenlediği basın toplantısında okullardaki temizlik ve hijyen sorunundan beslenme yetersizliğine, eğitim-istihdam planlamasından beyin göçüne kadar birçok başlığı gündeme taşıdı. Kılıçdaroğlu, “Temizlik geçici bir iş değildir, geçici personelle kalıcı hijyen sağlanamaz” dedi.
14 Eyl 2026 - 11:57
Mudanya Kitap Fuarı’nda şair-yazar Şükrü Erbaş’ın sözleri siyasi tartışmaya dönüştü. AK Parti ve MHP İlçe Başkanlıkları, Erbaş’ın Kur’an-ı Kerim ayetlerine ilişkin ifadelerini eleştirirken, etkinliğe ev sahipliği yapan Mudanya Belediyesi ve Yeni Partili Başkan Deniz Dalgıç’a da tepki gösterdi.