İMO Bursa Şubesi’nden yapı güvenliği çağrısı

İçerik Tarihi: Cum, 09/10/2026 - 18:42
Haber No: 13952
İstanbul Maltepe’deki bina çöküşüne ilişkin çağrı yapan İMO Bursa Şube Başkanı Serdar Atilla Erdem: “Yapı stoğu envanteri acilen çıkarılmalı, kentsel dönüşüm vatandaşın inisiyatifine bırakılmamalı" dedi.

BURSA (İGFA) - İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, İstanbul Maltepe’de 7 katlı bir binanın kendiliğinden çökmesi ve can kayıpları yaşanmasının, Türkiye’de yapı güvenliği konusunda yıllardır dile getirilen uyarıların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Erdem, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar dileyerek yapı güvenliği konusunda acilen kapsamlı bir seferberlik başlatılması gerektiğini vurguladı.

“DEPREM OLMADAN ÇÖKEN BİNA CİDDİ BİR UYARIDIR”

Açıklamasında, olayın yalnızca bir bina çökmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Erdem, “Deprem olmadan, kendiliğinden çöken bir bina; yapı güvenliği, kaçak yapılaşma, mevcut yapı stokunun denetimi ve kentsel dönüşüm politikalarımız açısından çok ciddi bir uyarıdır” dedi.

Maltepe’deki binaya ilişkin kaçak kat ve ruhsata aykırı müdahale iddialarına da değinen Erdem, bir yapının ruhsatlı inşa edilmiş olmasının, sonraki yıllarda projeye aykırı değişiklikler yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini ifade etti.

PERİYODİK DENETİM SİSTEMİ ÇAĞRISI

Erdem, yapı denetiminin yalnızca inşa süreciyle sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek, binalar için periyodik muayene ve denetim sisteminin kurulması gerektiğini söyledi. Araçların teknik muayeneye tabi tutulduğunu hatırlatan Erdem, insanların yaşadığı yapıların da belirli aralıklarla mühendislik hizmetleri kapsamında kontrol edilmesinin zorunluluk haline geldiğini kaydetti.

“KAÇAK İMALATLARIN SORUMLULUĞU MÜHENDİSLERİN ÜZERİNE YIKILAMAZ”

Açıklamada, ruhsata aykırı imalatların, kaçak katların ve taşıyıcı sisteme müdahalelerin sorumluluğunun tek başına şantiye şefleri ya da proje müellifi mühendislerin üzerine bırakılmaması gerektiği vurgulandı.

Bu tür olaylarda teknik ve hukuki sorumluluğun, bilimsel ve tarafsız incelemelerle tüm süreçler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

Türkiye’nin deprem başta olmak üzere çok sayıda afet riskiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Erdem, mevcut yapı stokunun tamamının güvenli hale getirilemediğini belirtti. Yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının koordinasyonuyla Türkiye genelinde kapsamlı bir Yapı Stoğu Envanteri oluşturulması gerektiğini kaydeden Erdem, her yapının yapım yılı, ruhsat ve proje bilgileri, taşıyıcı sistem özellikleri, tadilat geçmişi, mevcut kullanım durumu ve deprem riskinin güncel olarak takip edilebilir hale getirilmesini istedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN BİLİMSEL PLANLAMA VURGUSU

Kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yenilenmesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Erdem, sürecin güvenli yapı, güvenli kent ve dirençli toplum hedefiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Riskli yapıların tespitinden yeni yapıların planlanmasına kadar tüm sürecin bilimsel esaslarla ele alınması gerektiğini vurgulayan Erdem, dönüşümün gecikmesinin yapı stokundaki riski büyüttüğünü ifade etti.

İlgili Haberler | Anagazete

28 Eki 2026 - 20:07
T3 Vakfı Özbekistan'da "Bilim Taşkent Merkezi"ni hizmete açtı
26 Eki 2026 - 15:05
Meteoroloji'den Tekirdağ ve çevre illere kuvvetli yağış uyarısı
26 Eki 2026 - 13:25
Ganos Dağları'nda yaban hayatı fotokapanlara yansıdı
24 Eki 2026 - 13:28
Gökçe Barajı’nda sağanak sonrası yükseliş, tahliye sürüyor
21 Eki 2026 - 10:59
Çanakkale'de 2025'te küle dönen alan yeniden yeşilleniyor
21 Eki 2026 - 10:45
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 14-19 Ekim tarihleri arasında yaşanan sağanak yağışlarda zarar gören vatandaşlara desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda, kaymakamlıklardan yardım alan mesken ve iş yeri sahiplerinin afet dönemine ait bir dönemlik su faturası tahsil edilmeyecek. Başvurular 20 Kasım 2026’ya kadar yapılabilecek.
21 Eki 2026 - 10:44
Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle imalathanelere ilişkin mevzuata aromaterapötik ürün, geleneksel bitkisel tıbbi ürün, kenevirden elde edilen ürün ve tıbbi bitki çayı tanımları eklendi. İnsan kanı veya plazmasından elde edilen ürünleri üreten tesislerde mesul müdürlük için yeni bir deneyim ölçütü de getirildi.