Sıcak havalarda gizli tehlike: Yetersiz su tüketimi hayati risk oluşturuyor

İçerik Tarihi: Cts, 18/07/2026 - 12:36
Haber No: 9569
Prof. Dr. Üstündağ: "Su eksikliği böbrekten kalbe kadar pek çok hastalığı tetikliyor"

EDİRNE (İHA) - İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bu günlerde insan sağlığı açısından vazgeçilmez olan suyun eksikliğinin pek çok hastalıkla ilişkili böbrek ve safra kesesi taşı, eklem bozuklukları, astım atakları, hatta kolon ve mesane kanserleri gibi türlerle ilişkili iskemik kalp hastalığının seyrinin ciddileşmesi gibi pek çok problemi beraberinde getirebildiğini söyledi
Edirne'de etkili olan kavurucu sıcaklar hayatı olumsuz etkiliyor. Sıcak havalarda su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, su eksikliğinin böbrekten kalp hastalığına kadar pek çok problemi beraberinde getirdiğini belirterek uyarılarda bulundu.
Yazın su tüketiminin hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Üstündağ, Vücudun sıvı ihtiyacını anlama noktasında idrarın renginin önemli bir gösterge olduğunu söyledi.

Yaşlılar risk altında
Özellikle yaşlıların susama hissinin azalması nedeniyle büyük risk altında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Üstündağ, 65 yaş üstü insanların 80 yaş üzerine çıkıldıkça neredeyse yarısının yeteri kadar su tüketmediğinin ortaya çıktığını ifade etti.
Yaşlılıkla birlikte susama refleksinin zayıfladığını belirten Prof. Dr. Üstündağ, Bunun yanında tek başına yaşayan ya da hareket kısıtlılığı bulunan yaşlıların suya ulaşmakta da güçlük çekebilmesi nedeniyle farkında olmadan ciddi sıvı kayıpları yaşayabildiklerini söyledi.
Suyun yalnızca yaz aylarında değil, yaşamın her döneminde vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Üstündağ, özellikle sıcak havalarda artan sıvı kaybının yerine konulmamasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

"Günlük idrar miktarı 2-3 litre arasında olmalı"
Vatandaşların en çok merak ettiği "Günde kaç litre su içmeliyiz?" sorusunu da cevaplayan Prof. Dr. Üstündağ, herkese uygulanabilecek tek bir rakamın doğru olmadığını söyledi. Her insanın yaşının, kilosunun, yaptığı işin, bulunduğu ortamın ve mevsim şartlarının birbirinden farklı olduğuna değinen Prof. Dr. Üstündağ, "Bu noktada tek bir rakam söylemek doğru olmaz. Bizim için önemli olan böbrek sağlığını koruyacak şekilde günlük idrar miktarının yaklaşık 2 ila 3 litre arasında olmasını sağlamaktır" dedi.
Vatandaşların ayda bir kez 24 saatlik idrar miktarını ölçerek sıvı tüketimlerini değerlendirebileceklerini belirten Prof. Dr. Üstündağ, "Eğer 24 saatlik idrar miktarı 2 litrenin altındaysa sıvı tüketimini artırmak gerekir. Kış aylarında 1,5 litre sıvı tüketmek yeterli olabilir. Ancak Ağustos ayında sıcak havada dışarıda çalışan bir kişi için 4 litre sıvı tüketmek bile yeterli olmayabilir. Çünkü terleme yoluyla kaybedilen sıvı miktarı çok daha fazla olur" ifadelerini kullandı.

"İdrarın rengi önemli bir göstergedir"
Sıvı ihtiyacını anlamanın en pratik yollarından birinin idrar rengini takip etmek olduğunu belirten Prof. Dr. Üstündağ, "İdrar ne kadar koyu renkliyse vücudun sıvı ihtiyacı o kadar artmış olabilir. Elbette herhangi bir hastalık ya da idrar rengini değiştiren ilaç kullanımı söz konusu değilse bu değerlendirme yapılmalıdır. Açık renkli idrar ise genellikle yeterli sıvı alımının göstergesidir" diye konuştu.

"Hamilelerin sıvı ihtiyacı daha fazla"
Bazı dönemlerde vücudun su ihtiyacının arttığını belirten Prof. Dr. Üstündağ, hamile kadınların günlük sıvı tüketimine ayrıca dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Hamile kadınların, kendi yaş grubundaki bireylere göre yaklaşık 300 ila 500 cc daha fazla sıvı tüketmeleri gerektiğine değinen Prof. Dr. Üstündağ, bu durumun hem anne sağlığı hem de bebeğin gelişimi açısından oldukça önemli olduğunu dile getirdi.

"Kronik böbrek hastaları doktoruna danışmadan hareket etmemeli"
Kronik böbrek hastalarının sıvı tüketiminde mutlaka doktor önerisine göre hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Üstündağ, her böbrek hastasının durumunun birbirinden farklı olduğunu ifade etti.
Hiç idrar çıkarmayan ve diyalize giren hastalarda ise yalnızca fark edilmeyen sıvı kayıplarını karşılayacak kadar su tüketiminin yeterli olacağını söyleyen Prof. Dr. Üstündağ, "Bu hastalarda aşırı sıvı alımı kalp yetmezliğine kadar gidebilecek ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kronik böbrek hastaları mutlaka hekimlerinin önerdiği miktarda sıvı tüketmelidir" dedi.
Sağlıklı insanların sıvı tüketimi için genel bir öneri de paylaşan Prof. Dr. Üstündağ, "Bireyin evde ya da dışarıda olması, yaptığı iş ve hava sıcaklığına göre ihtiyaç değişmekle birlikte; aşırı terlemenin olmadığı günlerde erkekler için yaklaşık 2 ila 2,5 litre, kadınlar için ise yaklaşık 1,5 litre sıvı tüketimi uygun olabilir" ifadelerini kullandı.
Günde 5 kilodan fazla su içtiğini söyleyen vatandaşlardan Nazmiye Sertduvan, "Doktor bol su iç yoksa diyalize takarız dedi böbreklerim için. Bol su içerim" dedi.
Havaların çok sıcak olması sebebiyle herkes bol su içmesi tavsiyesinde bulunan vatandaşlardan Sadife Yezer, "2 buçuk litre su içiyorum. Böbreklerimiz ve sağlığımız için bol su içmeliyiz" dedi.

İlgili Haberler | Anagazete

2 Ağu 2026 - 10:36
Aşırı sıcaklarda gizli tehlike: Fark edilmeyen su kaybı organlara zarar veriyor
2 Ağu 2026 - 09:43
Uzun süreli kemik ağrılarınızı hafife almayın
2 Ağu 2026 - 09:42
Birçok merkez ‘çok riskli’ dedi, ileri endovasküler yöntem hastaya umut oldu
1 Ağu 2026 - 12:37
Aşırı sıcaklarda gizli tehlike: Fark edilmeyen su kaybı organlara zarar veriyor
30 Tem 2026 - 10:33
Bilecik’te kalpteki doğuştan delik ameliyatsız kapatıldı
29 Tem 2026 - 15:04
Osmangazi Belediyesi’nin Dünya Hepatit Günü kapsamında düzenlediği eğitimde, Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli viral hepatitlerin bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve erken teşhisin önemi hakkında uzman hekim tarafından bilgilendirildi.
29 Tem 2026 - 12:52
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Bu sayının nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hızla artması ve 2050’ye kadar 139 milyona ulaşması bekleniyor.