Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar"

İçerik Tarihi: Cum, 14/08/2026 - 13:07
Haber No: 10916
Bakan Tekin: " Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi gerici, sapkın bir azınlık diye tanımladılar"

İSTANBUL (İHA) - Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, "Ramazan ayında çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı özelinde tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak Ramazan ayında çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki, bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayını bu şekilde değerlendirdiğimiz için. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar. Bunu isimlerinin başında unvanları olan, kendilerince saygın olduğunu iddia eden kişiler yaptı" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Formuna katılım sağladı. Salı günü başlayan formun 4'üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Tekin, ‘ Yeni Yüzyılda Eğitimin Dönüşümü' isimli panelde BDF'26 Akademi Başkan Yardımcısı Mutullah Ömer Faruk Yayan, BDF'26 Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Elif Toprak ve BDF'26 Halkla İlişkiler Başkanı Ömer Can'ın sorularını yanıtladı.

Yapay zekanın eğitim ve öğretime etkisiyle ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Tekin, "İki tane bakış açısı var. Birinci bakış açısı, önümüzdeki süreçte öğretmenlere ihtiyaç kalmayacak, her şeyi yapay zeka üzerinden yürüyecek. Ben bu bakış açısına katılmıyorum. Bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Ben ikincisini söyleyeceğim taraftayım. Eğitim ve öğretim süreçleri daha da form değiştirecek. Okulda öğretmenlerimizin daha az bilgi verdiği ama birlikte yaparak ürettikleri, birlikte yaparak öğrencilere rehberlik ettiği bir forma dönüşecek öğretmenlik ve okullardaki eğitim öğretim süreçleri. Buraya dönüştüğü zaman öğrencilerin yapay zekadan herhangi bir ödevi ya da bir projeyi kolaycılıkla yapmasını da bir problem olmaktan çıkaracak. Oradan bilgiyi alması, okulda öğretmeniyle birlikte bunu hayata geçirmesine engel olmayacak, tam tersine kolaylaştıracak." dedi.

Yapay zeka uygulamalarının inanılmaz derecede hızlı geliştiğine dikkat çeken Tekin, "Ama önemli olan şey şu, bakış açımızı şöyle oturtmamız lazım; yapay zekayı insan hayatını kolaylaştıran, insan hayatını anlamlı hale getiren ve en sonunda benim forumun konusuyla da ilgili olduğu biçimde insanlığı önceleyen bir arka plan yazılımına dönüştürebilmek lazım. Hep beraber bunu oluşturabilmeliyiz. Ben bundan 10 yıl sonra öğretmen arkadaşlarımızın yapay zekadan yaygınlaştığı bir eğitimde öğretmen arkadaşlarımızın rolünün insanlara bilgi vermek değil, rehberlik etmek; birlikte bir sosyal projeyi yapmak, birlikte bu konuda etkinlikler organize etmek yani eğitim öğretim süreçlerinde öğrendikleri şeyi toplumun yararına kullanabilecek rehberlik faaliyetlerine dönüşeceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

" Asli vazifemiz bize emanet edilen çocuğu manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek"
"Müfredatınız ile ahlaki, erdemlilik farkındalığını pekiştiren faaliyetler hakkındaki soruyu da yanıtlayan Bakan Tekin, "Benim Milli Eğitim sistemiyle ilgili en önemli beklentim; Milli Eğitim Bakanlığının kendisine emanet edilen, 12 yıl boyunca emanet edilen bir genci, bir çocuğu önce bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine, bu ülkenin geçmişine, içinde yaşadığı milletin değerlerine, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, ülkesine sadakatle bağlı bir şekilde yetiştirmek. Bize emanet edilen çocuklarla ilgili asli vazifemiz bu. O yüzden bizim Bakanlığımızın adı Milli Öğretim değil de Milli Eğitim Bakanlığı. Bunu yapmak bizim kanunen asıl görevimiz burası. Diğer kısmını da yapacağız kuşkusuz. Öğretimle ilgili kısmını. Ama ikisinden herhangi birini ihmal etmemeliyiz." şeklinde konuştu

" Biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım"
2023'ten itibaren de yapılan etkinliklerin, özellikle daha eksik olduğu düşünülen milli ve manevi değerlere sahip çıkılması konusundaki hassasiyeti artırmak üzere yapıldığını aktaran Tekin, şunları söyledi:

Müfredatın içerisine milli ve manevi değerlerimizi yerleştirdik. Başladığımız günden beri de yani 2023'ten beri bu ülkede çocuklarımızın konjonktürel olarak gündeminde olan, takvim olarak gündeminde olan, ülke gündeminde olan bazı şeyleri çocuklarımız okullarda bu felsefeye uygun bir biçimde algılasınlar diye etkinlikler yaptık. Mesela unutulduğu için hatırlatmakta fayda var; İsrail'in Filistin'e, Gazze'ye ilk saldırısı başladığı yıl, Ekim ayında hemen Pazartesi günü okullarımızda çocuklar öğrensin diye 1 dakikalık saygı duruşuyla başladık. Her eğitim-öğretim döneminde bu tür konuları önceledik. Geçtiğimiz yıl İsrail-Filistin barış yani İsrail saldırılarının durdurulacağı ateşkes olduğu gelince bu sefer o eğitim-öğretim dönemini biz Çanakkale'den Gazze'ye Vatan Savunması temasıyla başlattık. Ateşkes sonra da Filistin'deki kardeşlerimize destek olacak nitelikte okullarımızda hayır etkinliği düzenledik. Bu, çocuklarımızın dünyada insan hakları hani Cumhurbaşkanımız diyor ya dünyada 5'ten büyüktür dünyada insan haklarının, barışın egemen bulunması bizim atalarımızın, dedelerimizin önemsediği bir konuydu. Dünyanın neresine giderseniz gidin bir zulüm söz konusu olduğunda, bir baskı söz konusu olduğunda insanlar Türk'ler gelecek bizi kurtaracak diye beklenti içerisindedir Dolayısıyla biz çocuklarımızı barış, insan hakları konusunda eğitmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım. Oradan başladık. Geçtiğimiz yıl Ramazan'dan önceki Şubat ayında da okulları başlatırken bayrak sevgisiyle başladık. Bayrağın ne anlama geldiğini çocuklar bilsinler"

"Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar"
Ramazan ayında yapılan etkinliklere de değinen Tekin, "Ramazan ayı bizim açımızdan, bizim toplumumuzda önemli bir ay. Ramazan ayında oruç tutulsun tutulmasın insanlar komşularını iftara çağırırlar, ihtiyaç sahiplerine yardım ederler, birlikte oruç açarlar, birlikte sahur yaparlar. Böyle manevi anlamda yardımlaşma ikliminin azami noktaya çıktığı bir dönem Ramazan ayı. Ve böyle baktığımızda da ülkede ulusal birlik açısından çok önemli. Biz de Ramazan ayında çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı özelinde tanımladığımız merhamet, yardımlaşma, vatanseverlik, milli birlik gibi duygularla ilişkisini kurarak Ramazan ayında çocuklarımız Ramazan ayını yaşasınlar istedik. Maalesef Türkiye'de iktidar ne yapsa karşı çıkan birileri var. Öyle tuhaf argümanlarla karşı çıktılar ki bir grup akademisyen bildiri yayınladı. Bildirilerinde ne dediler biliyor musunuz? Bir, Trump'ın ipine sarılmakla suçladılar beni. İki, gerici, sapkın bir azınlık diye bizi tanımladılar. Ramazan ayını bu şekilde değerlendirdiğimiz için. Ramazan ayı etkinliklerini yaptığımız için bizi toplumu Talibanlaştırmakla suçladılar. Bunu isimlerinin başında unvanları olan, kendilerince saygın olduğunu iddia eden kişiler yaptı. Bakın bu eleştiri değil. Bu bir hakaret. Bir, bana 'gerici, sapkın bir azınlık' diyorsun. İki, benim yaptığım şeylerle toplumun değerleri arasındaki bağlantıyı kurduğum için toplumu da 'Talibanlaşmış' sayıyorsun. Dolayısıyla ben de bunun üzerine arkadaşlara 'Suç duyurusunda bulunun' dedim. Olmaz, hakaret çünkü. Ve Ramazan ayında böyle bir şeyi yaşadık ve tüm bu eleştirilere rağmen Milli Eğitim camiasında, toplumda çok güzel karşılık buldu ve istediğimiz şekilde Ramazan ayı toplumda bir farkındalık oluşturdu yardımlaşma, dayanışma açısından. Çok güzel bir etkinlik oldu. O yüzden bu etkinliğe destek olan öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum." diye konuştu.

" Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok"
YKS ile ilgili soruya da cevap veren Tekin, " ‘Yeni müfredat geldi, sınav sistemi değişiyor.' diye bir spekülasyon yapıyorlar. Böyle bir şey yok arkadaşlar şu an gündemimizde. Ne bizim, ne de YÖK'ün gündeminde. Sınav sistemine ilişkin bir değişiklik yok. Yani ne liselere geçiş, ne üniversiteye geçiş. Ama ne değişmesi lazım? Hem liselere geçiş, hem üniversiteye geçiş sınavlar müfredattan olduğuna göre. Eski müfredata göre olan soruların önümüzdeki yıldan itibaren artık bir esprisi kalmayacak. Dolayısıyla, arkadaşlarımızın ona dikkat etmesi lazım. Şu anda hem ÖSYM, hem bizim bakanlık, bu yıl değil de bir sonraki yılın LGS ve YKS soruları için yepyeni bir havuz oluşturuyor. Sınavla ilgili bir değişiklik yok ama, sınavın içeriği ve soru havuzu yeni müfredata göre olacak. Öyle olmak zorunda zaten. Çünkü biz diyoruz ki; zaten sınav müfredattan olacak, Milli Eğitim'in ders kitaplarından olacak. Ortaöğretim, lise müfredatından çıkartıldıysa ondan soru sormayacağız demektir. Yapacağımız değişiklik sadece bu. Birileri sınav sistemini "Şöyle değiştiriyorlar, böyle değiştiriyorlar." diye bir şeyleri yazıyorlar, çiziyorlar sağda solda. Ben görünce ben de şaşırıyorum, nereden çıkartıyorlar bunları? Öyle bir şey yok. Sınavla ilgili hiçbir değişiklik şu an gündemimizde yok. Sadece dediğim gibi, sorular eski müfredata göre olan soru havuzu doğal olarak gözden geçirilecek. Yeni müfredata göre bir soru havuzu olacak" ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler | Anagazete

1 Kas 2026 - 12:07
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı eğitim çalıştayı düzenledi: Sonuçlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacak
1 Kas 2026 - 11:59
Edirne’de çifte vatandaşlar oylarını kullandı
31 Eki 2026 - 23:00
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Patrik Bartholomeos ile bir araya geldi
31 Eki 2026 - 22:54
İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Yıldırım Belediyesi’ndeki personel alımları, vatandaşların randevu taleplerinin karşılanmadığı iddiası, belediye yönetimindeki yetki tartışmaları ve etkinlik harcamaları üzerinden Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a yönelik eleştirilerde bulundu. Seyis, özellikle belediyeye alınan bazı personellerin Yıldırım dışında, ağırlıklı olarak Osmangazi ve Nilüfer’de ikamet ettiği yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
31 Eki 2026 - 22:49
31 Ekim 2026 Haber Erdal Orhan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa’nın ticari ve ekonomik hayatına yön veren kurumlarla iş birliğinin önemine dikkat çekti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Bursa Ticaret Borsası yönetimlerine gerçekleştirilen ziyarette, kentin ekonomik geleceği, iş dünyasının beklentileri ve kurumlar arası dayanışma ele alındı.
31 Eki 2026 - 21:34
31.10.2026 Haber Erdal Orhan Saadet Partisi Bursa İl Divan Toplantısı, İl Başkanı Hamza Gürsel'in açılış konuşmasıyla gerçekleştirildi. Bursa teşkilatının yoğun katılım gösterdiği toplantıda hem kentin hem de ülkenin gündemindeki sorunlar masaya yatırıldı. Fon tartışmalarından ekonomik krize, Erbakan'ın mirasından Cumhuriyet'in anlamına kadar birçok başlıkta mesajların verildiği toplantıda, Bursa'nın topraklarının betonlaşmadan korunması vurgusu dikkat çekti.
31 Eki 2026 - 21:30
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti soylu bir itirazın partisidir. Anahtar Parti, memlekette ‘Bu memleketin hâli nedir? İkinci yüzyıl diye andığınız Cumhuriyet’in karnesinin bu hâli nedir?’ diyen bir itirazın partisidir. Biz soylu bir itirazın partisiyiz, itirazla kurulduk, ‘Razı değiliz’ diyerek kurulduk! Bu memlekette ‘Kime oy verelim?’ kaygısının şimdilerde milletin ufkunda beliren yegâne adresiyiz. Türk milletine sesleniyorum: Artık çaresiz değilsiniz, Anahtar Parti var, biz varız!” diye konuştu. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin 2. kuruluş yıl dönümü programında konuştu. Genel Başkan Yardımcıları, Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, Kurucular Kurulu Üyeleri, İl Başkanları, Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve teşkilat mensuplarının da katıldığı programda partisinin 2 yıllık yolculuğunu, gelecek hedeflerini ve gündemi değerlendiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: