CKD Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol’dan “Çerçeve Yasa” Açıklaması:

Radyo durduruldu.

70%

RADYO BU · 95.4 FM

Canlı yayın
İçerik Tarihi: Pzt, 17/08/2026 - 15:04
Haber No: 11057
“Hedef Bütünleşen Türkiye Olmalı”

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak anılan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” hakkında değerlendirmelerde bulundu. Erol, kanunun terör örgütünün silahsızlandırılması ve feshi sürecinin ardından gündeme geldiğini belirterek, bundan sonraki aşamada Türkiye’nin üniter yapısı içerisinde toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

CKD Osmangazi Şubesi adına yapılan açıklamada, Türkiye’nin terörle mücadele sürecinde büyük bedeller ödediği vurgulanırken, yeni dönemin yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, ekonomik, sosyal ve kültürel politikalarla da desteklenmesi gerektiği görüşü dile getirildi.

“Türkiye önemli bir dönüm noktasından geçiyor”

Sevim Erol, açıklamasında Türkiye’nin uzun yıllardır terör ve bölücülükle mücadele ettiğini belirterek, gelinen aşamanın ülkenin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu savundu.

Erol’un değerlendirmesine göre, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terör örgütü PKK’ya karşı yürüttüğü operasyonlar, sınır ötesi askerî harekâtlar ve bölgede yaşayan vatandaşların ortaya koyduğu toplumsal tepki, terör örgütünün hareket alanının daralmasında etkili oldu.

Açıklamada özellikle Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarına dikkat çekilirken, terör örgütü PKK’nın silahsızlandırılması ve feshedilmesi yönündeki gelişmelerin Türkiye açısından yeni bir dönemin başlangıcı olduğu ifade edildi.

Erol, bu sürecin yalnızca güvenlik politikaları açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bundan sonraki dönemde toplumsal birlik ve bütünleşmeyi güçlendirecek adımlara odaklanması gerektiğini kaydetti.

“Esas mesele, toplumsal bütünleşmenin nasıl sağlanacağı”

CKD Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol, Meclis bünyesinde oluşturulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının da bu süreç açısından önemli olduğunu belirtti.

Komisyon çalışmalarında farklı siyasi yaklaşımların ve çeşitli taleplerin gündeme geldiğini ifade eden Erol, özellikle kimlik, ana dilde eğitim ve yerel yönetimler gibi başlıklar üzerinden yürütülen tartışmaların Türkiye’nin üniter devlet yapısı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini savundu.

Erol, silahlı terör örgütünün etkisizleştirilmesinin ardından bölücülük tartışmasının farklı biçimlerde sürdürülmemesi gerektiğini belirterek, toplumsal bütünleşmenin Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzeni ve üniter yapısı temelinde ele alınması gerektiğini dile getirdi.

“Kanun önemli bir aşama ancak tek başına yeterli değil”

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak anılan düzenlemeye ilişkin değerlendirmesinde Erol, kanunun belirli şartları sağlayan ve silahlarını teslim ettiği tespit ve teyit edilen PKK/KCK mensupları bakımından soruşturma, kovuşturma ve bazı mahkûmiyetlerin infazına ilişkin düzenlemeler içerdiğine dikkat çekti.

Erol, kanunun adının “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” olmasına rağmen, düzenlemenin toplumsal bütünleşmenin kendisini doğrudan güvence altına almasının mümkün olmadığını savundu.

Açıklamada, terör örgütü mensuplarının silah bırakmasının yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle bütünleşme iradesinin de açık biçimde ortaya konulması gerektiği görüşü dile getirildi.

Erol, “Bütünleşen Türkiye” hedefinin yalnızca hukuki düzenlemeler üzerinden değil, vatandaşların kendisini devletin ve toplumun eşit bir parçası olarak hissetmesini sağlayacak politikalarla güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Vatana dönüş, bütünleşme iradesiyle anlam kazanmalı”

CKD Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol, terör örgütü mensuplarının silahlarını bırakıp Türkiye’ye dönmelerinin, yalnızca hukuki sonuçları bulunan bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Erol’a göre, örgütten ayrılarak Türkiye’ye dönen kişilerin topluma yeniden kazandırılması, devletin ve milletin ortak geleceğinde buluşma iradesinin ortaya konulmasıyla birlikte ele alınmalı.

Açıklamada, terör nedeniyle Türkiye’nin uzun yıllar boyunca büyük insanî ve ekonomik bedeller ödediği belirtilirken, yeni dönemde bu acıların tekrar yaşanmaması için toplumsal birlik anlayışının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Mücadele yalnızca güvenlik politikalarıyla yürütülemez”

Erol’un açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de ekonomik ve sosyal politikalar oldu.

Türkiye’nin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde istihdam, üretim, eğitim ve tarım alanlarında kapsamlı yatırımlara ihtiyaç duyduğu belirtilen açıklamada, bölgedeki gençlerin ve kadınların ekonomik hayata daha güçlü şekilde katılmasının toplumsal bütünleşmeye katkı sağlayacağı savunuldu.

Erol, terör ve bölücülükle mücadelenin yalnızca güvenlik tedbirlerinden ibaret olmadığını, ekonomik kalkınma ve sosyal refah politikalarının da bu mücadelenin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda bölgede devlet öncülüğünde üretim tesislerinin kurulması, tarımsal üretimin geliştirilmesi, hayvancılığın desteklenmesi, yeni meraların oluşturulması ve topraksız köylülerin üretim süreçlerine kazandırılması yönündeki öneriler gündeme getirildi.

“Gençler ve kadınlar üretimin merkezinde olmalı”

CKD Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol, özellikle gençlerin ve kadınların ekonomik hayata katılımının artırılması gerektiğini belirtti.

Erol, işsizlik sorununun toplumsal bütünleşmeyi olumsuz etkileyebileceğini savunarak, gençlerin meslek sahibi olmasını sağlayacak eğitim programlarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Kız çocuklarının eğitimden ve mesleki hayattan kopmamasının da önem taşıdığını belirten Erol, her vatandaşın eğitim alma ve çalışma imkânına sahip olduğu bir Türkiye hedefinin toplumsal bütünleşmenin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

“Üreten Türkiye hedefi güçlendirilmeli”

Açıklamada ekonomik kalkınma konusunda “Üretim Devrimi” vurgusu da yapıldı.

Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının üretim kapasitesinin artırılmasıyla güçlenebileceğini belirten Erol, sanayi, tarım ve hayvancılığın birlikte geliştirilmesi gerektiğini savundu.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da üretim odaklı yatırımların artırılması gerektiğini belirten Erol; fabrikaların kurulması, tarım arazilerinin modern üretim yöntemleriyle değerlendirilmesi, hayvancılığın yeniden canlandırılması ve istihdam alanlarının genişletilmesi gerektiğini dile getirdi.

Erol, ekonomik kalkınmanın yalnızca bölgesel gelir düzeyini artırmayacağını, aynı zamanda vatandaşların ortak bir ekonomik ve sosyal yaşam içerisinde buluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

“Tek millet olmanın gücü toplumun her kesiminde hissedilmeli”

Sevim Erol, açıklamasının son bölümünde Türkiye’nin farklı kimliklere sahip vatandaşlarının ortak vatandaşlık ve millet bilinci etrafında buluşması gerektiğini vurguladı.

Erol, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısının korunmasının önemine dikkat çekerek, Türk ve Kürt vatandaşların ortak geleceğinin güçlendirilmesinin Türkiye’nin toplumsal huzuru açısından temel bir mesele olduğunu belirtti.

Bu kapsamda eğitimden istihdama, tarımdan sanayiye kadar geniş bir alanda uygulanacak sosyal ve ekonomik politikaların vatandaşların devlet ve toplumla bağlarını güçlendireceği görüşünü dile getirdi.

“Yeni dönemde fırsatlar değerlendirilmelidir”

CKD Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol, Türkiye’nin terörle mücadelede geldiği aşamanın yeni bir başlangıç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bundan sonraki süreçte toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek adımların atılması çağrısında bulundu.

Erol, hukuki düzenlemelerin yanında ekonomik kalkınma, eğitim, istihdam, tarım ve sanayi politikalarının da eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, özellikle gençlerin ve kadınların üretim hayatına daha fazla katıldığı bir Türkiye’nin toplumsal dayanışmayı güçlendireceğini savundu.

CKD Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol, açıklamasını Türkiye’nin geleceğinde ortak vatandaşlık ve toplumsal birlik anlayışının güçlendirilmesi gerektiği mesajıyla tamamladı.

Erol’un açıklamasında öne çıkan temel yaklaşım; terör ve silahlı çatışma döneminin ardından Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmayı önceleyen, üretimi artıran ve vatandaşların tamamını ortak bir gelecek hedefinde buluşturan politikalarla güçlendirilmesi oldu.

İlgili Haberler | Anagazete

1 Kas 2026 - 12:07
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı eğitim çalıştayı düzenledi: Sonuçlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacak
1 Kas 2026 - 11:59
Edirne’de çifte vatandaşlar oylarını kullandı
31 Eki 2026 - 23:00
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Patrik Bartholomeos ile bir araya geldi
31 Eki 2026 - 22:54
İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Yıldırım Belediyesi’ndeki personel alımları, vatandaşların randevu taleplerinin karşılanmadığı iddiası, belediye yönetimindeki yetki tartışmaları ve etkinlik harcamaları üzerinden Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a yönelik eleştirilerde bulundu. Seyis, özellikle belediyeye alınan bazı personellerin Yıldırım dışında, ağırlıklı olarak Osmangazi ve Nilüfer’de ikamet ettiği yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
31 Eki 2026 - 22:49
31 Ekim 2026 Haber Erdal Orhan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa’nın ticari ve ekonomik hayatına yön veren kurumlarla iş birliğinin önemine dikkat çekti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Bursa Ticaret Borsası yönetimlerine gerçekleştirilen ziyarette, kentin ekonomik geleceği, iş dünyasının beklentileri ve kurumlar arası dayanışma ele alındı.
31 Eki 2026 - 21:34
31.10.2026 Haber Erdal Orhan Saadet Partisi Bursa İl Divan Toplantısı, İl Başkanı Hamza Gürsel'in açılış konuşmasıyla gerçekleştirildi. Bursa teşkilatının yoğun katılım gösterdiği toplantıda hem kentin hem de ülkenin gündemindeki sorunlar masaya yatırıldı. Fon tartışmalarından ekonomik krize, Erbakan'ın mirasından Cumhuriyet'in anlamına kadar birçok başlıkta mesajların verildiği toplantıda, Bursa'nın topraklarının betonlaşmadan korunması vurgusu dikkat çekti.
31 Eki 2026 - 21:30
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Anahtar Parti soylu bir itirazın partisidir. Anahtar Parti, memlekette ‘Bu memleketin hâli nedir? İkinci yüzyıl diye andığınız Cumhuriyet’in karnesinin bu hâli nedir?’ diyen bir itirazın partisidir. Biz soylu bir itirazın partisiyiz, itirazla kurulduk, ‘Razı değiliz’ diyerek kurulduk! Bu memlekette ‘Kime oy verelim?’ kaygısının şimdilerde milletin ufkunda beliren yegâne adresiyiz. Türk milletine sesleniyorum: Artık çaresiz değilsiniz, Anahtar Parti var, biz varız!” diye konuştu. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin 2. kuruluş yıl dönümü programında konuştu. Genel Başkan Yardımcıları, Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri, Kurucular Kurulu Üyeleri, İl Başkanları, Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve teşkilat mensuplarının da katıldığı programda partisinin 2 yıllık yolculuğunu, gelecek hedeflerini ve gündemi değerlendiren Genel Başkan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: