KAHRAMAN SENSİN: BİR UNİTE KAN: ÜÇ İNSANIN HAYATI VE ÜÇ FİDAN

Hayatın koşturmacası içinde çoğumuz, başımıza gelmeden bazı gerçeklerin farkına varamayız. Sağlık, elimizden kayıp gidene kadar değerini bilmediğimiz en büyük hazinedir. Tam da bu noktada, sessiz sedasız ama hayati bir köprü kuran bir kurum çıkıyor karşımıza: Türk Kızılayı. Bugün, köşemi çok basit ama bir o kadar da devrimsel bir insani göreve ayırmak istedim: Kan bağışı.
Kan, laboratuvarlarda üretilemeyen, kaynağı sadece insan olan tek hayati sıvıdır. Yani bir insanın hayata tutunması, tamamen bir başka insanın fedakarlığına bağlıdır. Trafik kazalarından ameliyatlara, lösemi hastası çocuklardan kronik hastalıklara kadar her gün binlerce insan, o kırmızı torbalardan gelecek umudu bekliyor. Kızılay’a vereceğiniz sadece bir ünite kan, üç farklı insanın hayatını kurtarma potansiyeline sahip. Düşünün; tanımadığınız birinin annesine, evladına ya da kardeşine en zor anında nefes oluyorsunuz. Bundan daha büyük bir manevi tatmin olabilir mi?
Kan bağışı sadece alan kişi için değil, veren kişi için de bir şifadır. Vücut, verilen kanın ardından yeni kan hücreleri üreterek kendini yeniler ve bu durum kalp sağlığından genel zindeliğe kadar birçok olumlu etki yaratır. Üstelik Kızılay, bağışladığınız her kan için adınıza bir fidan dikerek hem insana hem de doğaya can katıyor.
Unutmayalım ki, kan acil değil, sürekli bir ihtiyaçtır. Bugün sağlıklı bir birey olarak Kızılay standının önünden geçip gidiyor olabiliriz; ancak yarın o kan torbasına ihtiyaç duyan biz ya da bir sevdiceğimiz olabilir. Gelin, bugün bir dakikalığına duralım, en yakın Kızılay merkezine uğrayalım ve sadece 15 dakikamızı ayırarak hiç tanımadığımız birinin kahramanı olalım. Çünkü hayat kurtarmak, insanın bu dünyaya bırakabileceği en güzel hediyedir.

Köşe yazarlarımızın yazılarını kaynak belirtilmek suretiyle kopyalayıp haber amaçlı yayın yapan internet sitelerinde ve yazılı basında ilave ve çıkarma yapmamak şartıyla orijinal haliyle kullanabilirsiniz.






