Yakınımın işlerini yürütebilmek için vasi olmam şart mı?

İçerik Tarihi: Cts, 31/10/2026 - 20:55
Köşe Yazısı No: 14445
ANA GAZETE KÖŞE YAZARI

Bankaya gidiyorsunuz, işlem yapamıyorsunuz. Bir belge imzalanması gerekiyor, yakınınızın yerine imza atamıyorsunuz. “Ben kızıyım”, “Ben eşiyim” demeniz de yeterli olmuyor. İşte o zaman aynı soru akla geliyor: Yakınımın işlerini yürütebilmek için vasi olmam mı gerekiyor?

Bu sorunun cevabı her durumda aynı değil. Öncelikle, bir kişinin yaşlanması veya günlük işlerinde yardıma ihtiyaç duyması, mutlaka vasi atanmasını gerektirmez. Yapacağı işlemin anlamını ve sonuçlarını değerlendirebilen bir kişi, hukuken uygun işlemlerini vekâlet vererek de yürütebilir. Ancak vekalet ile vasilik farklı kurumlardır; kişinin durumu ve yapılacak işlem hangi yolun uygun olduğunu belirler.

Vesayet, kişinin haklarını ve menfaatlerini korumak amacıyla başvurulan hukuki bir yoldur. Özellikle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen ya da korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyaç duyan erginler bakımından gündeme gelebilir. Sadece ileri yaşta olmak ise tek başına yeterli değildir.

Süreç, kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurulmasıyla başlar. Başvuruda, yakının neden korunmaya ihtiyaç duyduğu somut olarak açıklanır; varsa sağlık belgeleri ve diğer deliller sunulur. Mahkeme, yalnızca aile bireylerinin talebiyle karar vermek yerine gerekli araştırmayı yapar.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanan başvurularda kişinin hastaneye sevki sağlanarak resmî sağlık kurulu raporu alınır. Bu sebeplerle kısıtlama kararı verilebilmesi için rapor zorunludur. Hâkim, raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir; gerektiğinde ilgili kişiyi de dinleyebilir.

Peki, vasi atanınca bütün kapılar açılır mı?

Vasi olmak, her işlemi serbestçe yapabilmek anlamına gelmez. Örneğin vesayet altındaki kişinin taşınmazını satmak veya onun adına borç almak gibi önemli işlemler için ayrıca mahkeme izni gerekir. Vasi, kendisine verilen yetkiyi her zaman koruması altındaki kişinin yararına kullanmalıdır.

Aile içinde çoğu zaman “Biz zaten onun iyiliğini düşünüyoruz” denir. Elbette yakınlık ve güven değerlidir. Ancak bir insanın adına işlem yapabilmek, hukuki yetki ve sorumluluk da gerektirir.

Bu nedenle ilk soru yalnızca “Nasıl vasi olurum?” olmamalı. Önce, yakınımızın gerçekten hangi desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamalıyız. Çünkü onun işlerini kolaylaştırırken kendi kararlarını verebildiği alanlara da saygı göstermek gerekir.

Köşe yazarlarımızın yazılarını kaynak belirtilmek suretiyle kopyalayıp haber amaçlı yayın yapan internet sitelerinde ve yazılı basında ilave ve çıkarma yapmamak şartıyla orijinal haliyle kullanabilirsiniz.